19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından yayılanan mesaj:
Değerli Yurttaşlarım, Sevgili Gençler,
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı yurdun her köşesinde, genciyle yaşlısıyla, büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Bugün aynı zamanda, insanlığın yetiştirdiği unutulmaz bir kişilik olarak tarihe yön veren Ölümsüz Önderimiz Atatürk'ün doğumunun 125. yılını kutlamanın kıvancını da yaşıyoruz.
Türk Ulusu için her yönüyle özel bu anlamlı günde sizlere en iyi dileklerimi sunuyorum.
Yüce Atatürk'ün doğum günü kabul ettiği 19 Mayıs, laik, demokratik, çağdaş, kısacası aydınlık Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına uzanan sürecin ilk adımıdır. 19 Mayıs bu yönüyle, Atatürk'ün ve Ulusumuzun yazgısının kesiştiği bir dönüm noktasıdır.
Türk Ulusu'na inancını ve güvenini hiçbir zaman yitirmeyen, Türk insanının bağımsızlık ve özgürlük tutkusunu, yurtseverlik duygusunu çok iyi bilen Yüce Atatürk, yurdun kurtarılmasının, ancak ulusal birliğin sağlanması, işgal hareketlerine karşı hep birlikte savaşım verilmesiyle başarılabileceğini biliyordu.
Yüce Önder'in Anadolu'ya geçme kararı da, bu düşüncesinin bir göstergesi, ulusla bütünleşme özleminin bir yansımasıdır.
Atatürk'ün, 19 Mayıs 1919 günü başlattığı bağımsızlık savaşı, Türk Ulusu'nu uçurumun kenarından döndürmüştür. Atatürk, Samsun'a ayak basar basmaz düşüncelerinde olgunlaştırdığı, "ulus egemenliğine dayanan, tam bağımsız yeni bir Türk Devleti kurma" kararını aşama aşama yaşama geçirmiştir. Amasya Genelgesi'nin yayımlanması, Erzurum ve Sivas kongrelerinin toplanması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması, bu sürecin kilometre taşlarını oluşturmaktadır.
Türk Ulusu, Atatürk'ün önderliğinde 19 Mayıs'tan başlayarak yazgısına el koymuş, onurlu savaşımıyla haklılığını kanıtlamış, yurt ve bayrak sevgisinin, savaşın kazanılmasında sayısal güçten daha üstün olduğunu göstermiştir.
Kurtuluş Savaşı, ulusal onuru için direnenlerin, bağımsızlığına ve özgürlüğüne sahip çıkanların, yurt sevgisini canından üstün tutanların, birlik ve bütünlük içinde tutsaklığa karşı koyanların yazdığı bir destandır.
Ulusumuzun kararlılığı ve Atatürk'ün eşsiz dehasının birleşmesiyle zaferle sonuçlandırılan Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyet'in ilanının, yeni Türk Devleti'nin tarih sahnesinde güçlü biçimde yerini almasının yolunu da açmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti, kaynağını Türk Ulusu'nun egemenliğinden, dayanağını ve gücünü Atatürk ilke ve devrimlerinden almaktadır.
Türkiye, Cumhuriyet'le birlikte askeri alandaki zaferlerin ardından, ekonomik, siyasal, hukuksal, toplumsal ve kültürel alanlarda da zafere ulaşmıştır. Toplum ve Devlet yaşamına köklü değişimler ve yeni kurumlar getiren Atatürk devrimleri, doğru bir zamanlamayla yaşama geçirilmiş ve kısa sürede başarılı olmuştur.
Cumhuriyet herkesi kucaklamış, bireyleri yurttaş konumuna yükselterek, eşit haklara sahip kılmış, kadın-erkek ayırımına yol açan çağdışı düşünceyi ortadan kaldırmıştır.
Atatürk'ün gerçekleştirdiği Türk Aydınlanma Devrimi, çağın getirdiği ve gerektirdiği koşulları toplum yararına yaşama geçiren, yapıldığı dönemle sınırlı kalmayan, süreklilik boyutu bulunan bir çağdaşlaşma atılımıdır.
Cumhuriyet geride kalan 83 yılda, Atatürk'ün ilke ve devrimleri ile Türk Ulusu'ndan güç alarak, Yüce Önder'in deyişiyle"mesut, muvaffak ve muzaffer" olmuştur.
Eğer bugün bağımsız bir ülkede, onurlu bir yaşam sürdürebiliyor, temel hak ve özgürlüklerimizi demokratik bir ortamda kullanabiliyor, yönetime katılabiliyor, kadını-erkeği, genci-yaşlısıyla aydınlık yarınlara doğru emin adımlarla ilerleyebiliyorsak, bunu Atatürk'e, kurduğu Cumhuriyet'e, Ulusumuzla bütünleşerek yürüttüğü savaşıma borçlu olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız.
Cumhuriyet kuşakları olarak bizler, tüm adımlarımızı bu anlayışla atmalı, Devletimizi, Cumhuriyetimizi ve Ulusumuzu sonsuza kadar yaşatmak ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için elbirliğiyle çalışmalıyız.
Değerli Yurttaşlarım, Sevgili Gençler,
Danıştay 2. Dairesine karşı girişilen çirkin saldırıda bir üyenin yaşamını yitirmesi, Başkan ve üç üyenin de yaralanması Ulusça hepimize büyük üzüntü vermiştir. Bu olay hiçbir zaman hafife alınamayacak, günü kurtarmaya yönelik değerlendirmelerle geçiştirilemeyecek niteliktedir.
Bu çirkin eylemi bir kez daha kınıyor, gerçekleştireni ve temsil ettiği düşünceyi lanetliyorum.
Danıştay'a yapılan bu saldırı aslında laik Cumhuriyet'e yapılan bir saldırıdır. Cumhuriyet tarihine bir kara leke olarak yazılacaktır. Bu saldırıya neden olanlar tutum ve davranışlarını yeniden gözden geçirmelidirler.
Türkiye Devleti, laik, demokratik bir Cumhuriyet'tir. Laikliği çeşitli biçimlerde yorumlayarak, içini boşaltıp demokrasiyi, dolayısıyla Devlet rejimini yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.
Türkiye Cumhuriyeti, yöneltilen tehditler ve saldırılar karşısında kendisini koruyacak kurum ve kuruluşları ile dimdik ayaktadır ve sonsuza kadar da öyle kalacaktır. Bundan kimse kuşku duymamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti, laik ve demokratik ilkelere bağlı kalarak, sağduyulu yaklaşımlarla, ülkeyi karanlığa sürüklemek isteyenlere hakettikleri yanıtı verecektir.
Aydınlık Türkiye'yi kimse yolundan döndüremeyecektir. Cumhuriyet'in temel değerlerine ve anayasal ilkelere inanmayanların, aydınlanmayı ve çağdaşlaşmayı içine sindiremeyenlerin, ülkenin geleceğine ilişkin art niyet besleyenlerin, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti'ne ve kurumlarına yönelik saldırıları, Ulusumuzu ve Devletimizi yıldıramayacaktır.
Türkiye, Cumhuriyet'in değiştirilemez niteliklerinin, 83 yılda elde ettiği kazanımlarının ve temel kurumlarının korunması ve yaşatılması konusunda bir an bile duraksamayacaktır.
Çağdaşlığın ve ilericiliğin savunucusu Türk Gençliği, bu konudaki en büyük güvencemizdir.
Değerli Yurttaşlarım, Sevgili Gençler,
Yüce Atatürk, "Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet'i biz kurduk, onu yüceltecek ve devam ettirecek sizlersiniz" diyerek, büyük özverilerle kurulan Cumhuriyet'i çok sevip, güvendiği Türk Gençliği'ne emanet etmiştir.
Atatürk, Türk Gençliği'nin en güç koşullar altında da başarılı olacağına yürekten inanmış, gençlerin, yenilikleri yakalayan çağdaş kuşaklar olarak yetiştirilmesine büyük özen göstermiştir.
Gençlerimizi eğilimlerini, kişilik özelliklerini dikkate alan, duygu ve davranışlarına yön veren dinamikleri gözönünde bulunduran bir anlayışıyla yarınlara hazırlayabilmeliyiz. Türkiye'nin geleceğe güvenle bakabilmesinin öncelikli koşulu budur.
Kuşkusuz bu süreçte en önemli görev eğitimcilerimize ve ailelere düşmektedir. Gençlerimizi anlamak için çaba gösterilmeli, dayatmacı olmak yerine, onlara sevgiyle yaklaşılmalı, önemsendikleri duyumsatılmalı, paylaşarak ve danışarak kişiliklerinin gelişmesine katkıda bulunulmalıdır.
Sevgili Gençler,
Atatürk'ün Gençliğe Seslenişi ve Cumhuriyet'i sizlere emanet etmesi, gelecek kuşaklara inancının ve güveninin göstergesidir.
Güçlü bir demokrasi, çağdaşlaşma ve aydınlanma Türkiye Cumhuriyeti'nin öncelikli hedefidir. Bu hedefe varacak süreci Atatürk başlatmıştır, biz sürdürdük, sizler de sürdüreceksiniz. Bunun için kararlı olmalı, mutsuzluğa, umutsuzluğa ve karamsarlığa kapılmamalısınız.
Yaşamınıza dogmalarla ve boş inançlarla değil, çağdaş değerlerle yön vermelisiniz. Yeniliklere ve değişimlere açık, aklı ve bilimi yol gösterici edinen kimliğinizle örnek ve öncü olmalısınız.
Sizlerin bilinçli, eleştirel bakış açısına sahip, tarihini ve kültürünü özümsemiş, ülkesini ve Ulusunu seven, Atatürk ilke ve devrimlerinin aydınlattığı yolda yürümeye kararlı kuşaklar olarak yetişmenizi amaçlıyoruz.
Varlığınız en büyük gücümüzdür. Ulusumuz ve Devletimiz bunun bilinciyle, hakettiğiniz olanakları sağlama, yaşam kalitenizi yükseltme çabası içindedir. Kuşkusuz yapılan her şeyin beklentilerinizi karşıladığı söylenemez. Ülkemizin sorunları çözüme kavuştukça, sizlere sağlanan olanaklar da yeterli düzeye çıkarılabilecektir.
İnsanları sevmeyi, barışı, kardeşliği tüm yaşamınız boyunca önemsemeli, şiddet içeren anlayışı değil, hoşgörüye dayanan yaklaşımı benimsemelisiniz. Hiçbir akım ya da ideolojinin etkisinde kalmadan yaşamınızı yönlendirmelisiniz.
Sevgili Gençler,
Sizler Ulusumuzun umudu, aydınlık Türkiye'nin güvencesisiniz. Yakın gelecekte önemli görevler üstlenecek, ülkemizi daha ileri götürecek, Atatürk'ün sarsılmaz ilkelerine, yıkılmaz eserlerine sahip çıkmayı sürdüreceksiniz.
Atatürk'ün Gençliğe Seslenişi, ülkemize yönelebilecek tehditler ve tehlikeler konusunda, gerçekçi saptamalarla yol gösteren tarihsel bir belgedir.
Cumhuriyetimizi hedef alan tehdit ve tehlikelere karşı uyanık ve dikkatli olmalısınız.
Cumhuriyet'i her zaman genç ve diri tutmak en önemli sorumluluğunuzdur. Sizlerin yüce Türk Ulusu'nun bireyi olmanızın verdiği gururla, sorumluluklarınızı yerine getirmek, ülkeniz yönünden en iyisini yapmak için hiçbir özveriden kaçınmayacağınıza inancımız sonsuzdur.
Aydınlık düşünceli Türk gençleri olarak, çalışmalarınız, duyarlılığınız ve kararlılığınızla Ölümsüz Önderimizin sizlere duyduğu güvene layık olacağınıza, yaktığı aydınlanma ışığını, kuşaktan kuşağa aktararak taşıtacağınıza yürekten inanıyoruz.
Atatürk'ün belirttiği gibi, "Bu millet, sizin gibi evlatlarıyla layık olduğu olgunluk derecesini bulacaktır."
Türk Ulusu'nun bağımsız ve özgür yaşama kararlılığının bir göstergesi olan Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutluyor, doğumunun 125. yılında Yüce Atatürk'ü, Kurtuluş Savaşı'nın tüm kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ve gönül borcuyla anıyor, yurttaşlarımıza esenlikler diliyorum.
